ulusalhabermerkezi.com
ŞEHİRLERDÜNYAGÜNDEMİZMİRÖNE ÇIKANSON DAKİKATÜRKİYE

İzmir Ekonomi Kulübü’nde stratejik buluşma: “Milli güvenliğin ekonomik boyutu ve NATO”

Ekran goruntusu 10 6 2026 221415 www.izmiranahaber.com

İzmir Ekonomi Kulübü’nde konuşan Dr. Zekeriya Akçam, küresel riskler karşısında Türkiye’nin NATO üyeliğinin stratejik önemini koruduğunu belirtti.

İzmir Ekonomi Kulübü tarafından düzenlenen “Ortak Gelecek İçin Ortak Akıl İle Vizyon Arayışları” toplantı dizisinin bu haftaki konuğu, 22. Dönem İzmir Milletvekili ve Türkiye Cumhuriyeti’nin önceki dönem Endonezya Büyükelçisi Dr. Zekeriya Akçam oldu“Milli Güvenliğin Ekonomik Boyutu: Türkiye’nin NATO Üyeliği” başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştiren Dr. Akçam; milli güvenlik, ekonomik kalkınma, küresel güç dengeleri ve Türkiye’nin değişen jeopolitik konumunu çok boyutlu bir perspektifle masaya yatırdı.

İş dünyası, bürokrasi, akademi ve sivil toplum kuruluşlarından çok sayıda davetlinin katıldığı etkinliğin açılış konuşmasını İzmir Ekonomi Kulübü Başkanı Dr. Sıddık Topaloğlu yaptı. Programın moderatörlüğünü ise İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Attila Acar üstlendi.

whatsapp image 2026 06 10 at 16 1781098046

“NATO Sadece Bir Savunma Paktı Değil, Küresel Finans Düzeninin Uzantısıdır”
Konuşmasında NATO’ya dahil olma sürecinin tarihi kökenlerine dikkat çeken Dr. Zekeriya Akçam, bu zaruretin 1853-1856 Kırım Savaşı’ndan itibaren okunması gerektiğini belirtti. NATO’nun sadece askeri bir ortaklık olmadığının altını çizen Akçam, şu değerlendirmelerde bulundu:

“NATO; Birleşmiş Milletler, IMF ve Dünya Bankası gibi küresel ticaret ile finansı yöneten Vaşington kurumlarının ve ABD’deki askeri-endüstriyel kompleksin bir uzantısıdır. İkinci Dünya Savaşı sonrası şekillenen ABD liderliğindeki küresel güç mimarisinin en önemli kurumsal aracıdır.”

İmparatorlukların yıkılıp ulus-devletlerin tarih sahnesine çıkmasıyla askeri ittifakların birer caydırıcılık unsuru haline geldiğini ifade eden Akçam, Türkiye’nin 18 Şubat 1952’de Yunanistan ile birlikte NATO’ya girişini “diplomatik bir tercihten öte, dönemin güç dengelerinin ve milli güvenlik endişelerinin doğal bir sonucu” olarak nitelendirdi. Savunma ve güvenlik politikasını anlamak için Yapısal Gerçeklik (Neo-realist) teorisinin kilit rol oynadığını söyleyen Akçam, bu perspektifin politika yapıcılarda yanılgı payını en aza indireceğini vurguladı.

whatsapp image 2026 06 10 at 16 1781098056

Atatürk Dönemi Dış Politikası ve İkinci Dünya Savaşı’nın Ekonomik Faturası
Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki dış politika dinamiklerine de değinen Dr. Akçam, Mustafa Kemal Atatürk dönemindeki uluslararası sistemin yapısının; çok taraflı, tarafsız, bağımsız ve barış odaklı bir politika izlenmesine fırsat tanıdığını belirtti.

1940’lı yılların savaş koşullarında Türkiye’nin nüfusunun yaklaşık %10’unu silah altına almak zorunda kaldığını hatırlatan Akçam, bu durumun üretimi düşürerek kıtlığa ve Varlık Vergisi gibi uç uygulamalara yol açtığını ifade etti. Savaş döneminde krom ihracatı gibi kalemlerle bütçe dengelerinde geçici avantajlar sağlansa da, savaş sonrasında Hitler Almanyası tehdidinin yerini Sovyet yayılmacılığına bırakmasıyla Türkiye’nin güvenlik ve ekonomik kalkınma için yönünü NATO’ya çevirmek zorunda kaldığını dile getirdi.

whatsapp image 2026 06 10 at 16 1781098065

Küresel Riskler ve “Müttefiklik Güvenlik İkilemi”
Konuşmasının son bölümünde uluslararası ilişkilerdeki “güvenlik ikilemi” kavramına değinen Dr. Akçam, iki kutuplu dünya düzeninden sonra NATO içinde ABD ile müttefikleri arasında bir güç farkı oluştuğunu, bunun da üye ülkelerde bir çeşit “terkedilme veya tuzaklanma” ikilemi yarattığını belirtti.

Güncel gelişmelere de değinen Akçam, şu kritik tespitlerde bulundu:

Tek Kutupluluğun Sonu: Rusya-Ukrayna Savaşı, Orta Doğu’daki gelişmeler ve İran meselesi, ABD hakimiyetindeki tek kutuplu dünya düzeninin sınırlarına gelindiğini gösteriyor.

Liberal Teorilerin Çöküşü: Liberal enternasyonalistlerin savunduğu “karşılıklı ekonomik bağımlılık ve demokratik barış” teorileri uygulamada çökmüştür. Bunun en somut örneği, ekonomik olarak büyüyen Çin’in aynı zamanda küresel bir askeri tehdit olarak yükselmesidir.

Uluslararası İlişkilerde Öncelik: Soğuk Savaş sonrası NATO’nun işlevini yitireceği beklentisi boşa çıkmıştır. Uluslararası ilişkilerde belirleyici unsurun zenginlik değil, güvenlik olduğu bir kez daha anlaşılmıştır.

whatsapp image 2026 06 10 at 16 1781098073

“NATO Üyeliği Türkiye İçin Stratejik Önemini Koruyor”
Günümüzde düzensiz göç, uluslararası terörizm ve bölgesel çatışmaların küresel barışı tehdit ettiğini belirten Dr. Zekeriya Akçam, tüm bu riskler karşısında NATO’nun gelecekte de uluslararası güvenlik mimarisinin en önemli unsurlarından biri olmaya devam edeceğini vurguladı.

İLGİLİ HABERLER

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’ndan finansman anlaşması

ulusalhabermerkezi.com

Torun, TBMM’de Ordu’nun temel sorunlarını dile getirdi

 Edremit Belediyesi vergi borçlarını sıfırladı

ulusalhabermerkezi.com