İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında yaşamını yitiren Dorukhan Büyükışık’a ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir aşamaya geçildi. Aralarında dönemin emniyet yöneticilerinin ve inşaat firması yetkililerinin de bulunduğu 18 kişi daha tutuklandı. Böylece dosya kapsamında cezaevine gönderilenlerin sayısı 23’e ulaştı.
Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık, 13 Mayıs 2018’de bir inşaat alanında ölü bulunmuştu. Olay ilk etapta “intihar” olarak değerlendirilmişti. Ancak yıllar sonra yeniden incelenen dosyada elde edilen yeni bulgular, soruşturmanın yönünü değiştirdi.
Polisler ve şantiye çalışanları hakkında işlem başlatıldı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü inceleme kapsamında olay günü görev yapan bazı polisler hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla dava açıldı. Şantiyede çalışan bekçiler ve işçiler hakkında ise “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet talep edildi.
Savcılık belgelerinde, Büyükışık’ın darbe aldığına ve ölüm sonrası bedeninin başka bir noktaya taşınmış olabileceğine ilişkin değerlendirmeler yer aldı.
9 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi
Soruşturmanın genişletilmesiyle birlikte İzmir merkezli olmak üzere 9 ilde operasyon gerçekleştirildi. Gözaltı kararı verilen isimler arasında iş insanları, emniyet mensupları ve olay yeri inceleme biriminde görev yapan kişiler de bulundu.
Operasyonlarda toplam 23 kişi yakalanırken, adreslerde yapılan aramalarda dijital materyallere el konuldu. Yurt dışında olduğu belirlenen 3 şüpheli için ise yakalama çalışmalarının sürdüğü bildirildi.
Dosyada dikkat çeken isimler
Mahkemeye sevk edilen şüpheliler arasında inşaat firmasının ortakları Mehmet Münir Tanyer ve Mehmet Taylan Tanyer’in yanı sıra dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İsmail Yalçın, Karakol Amiri İsmail Köksal ve bazı polis amirleri de yer aldı.
Şüphelilerin tamamı çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Delillerin değiştirildiği iddiası soruşturmada öne çıktı
Soruşturma dosyasında yer alan iddialara göre olay yerindeki bazı kamera kayıtları, biyolojik örnekler ve dijital veriler üzerinde oynama yapıldığı değerlendiriliyor.
Savcılık ayrıca, bazı emniyet görevlilerinin olayın ardından soruşturma sürecine usulsüz şekilde müdahil olduğu ve delil akışını etkilediği yönündeki bulguları da dosyaya ekledi.
HTS kayıtlarında ise olay günü ve sonrasında şantiye yetkilileri ile bazı kamu görevlileri arasında yoğun telefon trafiği bulunduğu belirtildi.

