Türkiye genelinde son haftalarda art arda yaşanan zehirlenme olayları, halk sağlığı açısından önemli bir alarm durumuna işaret ediyor. Birçok ilde görülen toplu gıda zehirlenmeleri, doğadan toplanan zehirli bitkilerin tüketimi ve hatalı kimyasal ilaçlamaların yol açtığı olaylar, hem yetkilileri hem de vatandaşları tedirgin ediyor.
Ülke genelindeki hastanelere son günlerde yüzlerce kişi mide bulantısı, baş dönmesi, kusma ve bilinç bulanıklığı gibi şikâyetlerle başvurdu. Özellikle Adıyaman, Sakarya, Rize, Mersin ve İstanbul’da peş peşe kaydedilen toplu zehirlenmeler dikkat çekti. Yalnızca bir gün içinde bazı şehirlerde 250’den fazla kişi tedavi altına alındı. KYK yurdunda kalan öğrenciler, cezaevlerindeki hükümlüler ve fabrika çalışanları, zehirlenmenin en yoğun görüldüğü gruplar arasında yer aldı.
Yetkililer, artan vakaların nedenleri arasında hijyen koşullarının yetersiz olduğu toplu yemek üretimleri, yanlış tanınan yabani bitkiler, ve kontrolsüz kimyasal ilaçlamaların öne çıktığını belirtiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı, özellikle son dönemde doğadan toplanan bazı bitkilerin ölümcül olabilen toksinler içerdiğine dikkat çekerek vatandaşları uyardı. Uzmanlar, bu bitkilerin tüketimi sonrası birkaç saat içinde ciddi nörolojik belirtiler görülebileceğini ifade ediyor.
Kimyasal kaynaklı zehirlenmeler de alarm veriyor. Mersin’de bir makarna fabrikasında ilaçlama sonrası ortaya çıkan kimyasal maddelerin işçilere etki ettiği iddia edilirken, İstanbul Fatih’te tatil yapan Almanya uyruklu bir aile, kaldıkları oteldeki yanlış pestisit kullanımına bağlı olarak ağır şekilde zehirlendi. Ailenin maruz kaldığı alüminyum fosfit gazının, özellikle kapalı alanlarda hızla yayılarak hayati risk oluşturduğu biliniyor.
Tüm bu gelişmeler, gıda güvenliği ve denetim mekanizmalarının daha sıkı çalışması gerektiğine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, yaşananların “münferit olaylar” olmaktan çıktığını, sistemsel bir denetim sorununun artık görünür hâle geldiğini ifade ediyor. CHP’li bazı yetkililer, zehirlenme vakalarının arka arkaya yaşanmasını “çökmüş denetim düzeninin sonucu” olarak değerlendirerek kapsamlı bir inceleme çağrısında bulundu.
Bakanlıklar ise denetimlerin artırıldığını, toplu yemek üretimi yapan firmalara yönelik sıkılaştırılmış kontrollerin sürdüğünü açıkladı. Aynı zamanda vatandaşlara şu uyarılar yapıldı:
-
Etiketsiz, üretim yeri belirsiz veya hijyen şüphesi olan gıdalardan uzak durun.
-
Doğadan toplanan yabani ot ve bitkileri tüketmeden önce uzman görüşü alın.
-
Kimyasal ilaçlama yapılan alanlarda mutlaka güvenlik aralığına uyun.
-
Toplu yemek verilen yerlerde (okul, yurt, fabrika, cezaevi) şikâyet durumunda derhal sağlık ekiplerine başvurun.
Son günlerde artan vakalar, hem bireysel hem kurumsal düzeyde daha dikkatli olunması gerektiğini bir kez daha ortaya koymuş durumda. Türkiye genelinde yaşanan bu zehirlenme dalgasının, ilerleyen günlerde alınacak önlemlerle kontrol altına alınması bekleniyor.

